MESCİDİ NEBEVİ
EBEH MORİTANYALI BİR ARKADAŞIM
3. SINIFTA İKEN EVLENDİ SONRA BİR OĞLU OLDU. YAZ TATİLİNDEN SONRA ÜRDÜN'E DÖNMEDİ BİR DAHA ULAŞAMADIM KENDİSİNE AMA HALA GÖNLÜMDE MUHABBETİ VAR. ALLAH YARDIMCISI OLSUN...
O ZAMAN ÇEKİLEN FOTOĞRAFLARIN ÇOĞUNA ULAŞAMADIM.
KUBBET EL-HADRA MANZARASI
CENNET EL-BAKİ GİRİŞİ KUBBET EL-HADRA MANZARASI
Üniversiteden iki otobüs ile kutsal topraklara doğru hareket etmiştik. Sınıra kadar telefonla konuşmuştum, sevdiğim ve beni sevdiğini bildiğim tüm tanıdıklarımı aramış sevincimi paylaşmıştım. Yol boyunca sık sık hicaz demir yoluyla karşılaşmış yan yana yolculuk etmiştik. Aklıma önce cennet mekan Abdülhamit Han geldi, İstanbul Haydar Paşa tren garı... Çölün ortasında bundan 90 yıl önce sadece bu demir yolları vardı. Sonra Akif aklıma gelmişti, Çanakkale Şiirini burada yazmıştı. Bu ateş gibi kumların üstünde haber aldığı zaman
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
diye başlayan dizelerle, Kuşcubaşı Eşref bey şahitti nasıl yazıldığına. Son olarak Fahreddin Paşa düştü aklıma kalan son bir nefes ile ona yandım, onu andım. Sınırları atlatana kadar yazdım, düşündüm. Sınır geçtikten sonra bir Türk lokantasında mola vermiştik. Sevinmiştim..
Sonra Öğlen namazları okunurken Medinemize Medine-i Münevver'e ulaştık. Hemen eşyalarımızı otele yerleştirip oraya koştuk namaza yetiştik mi yetişemedik mi hiç birini hatırlamıyorum.
Sonrası da yok... Ne yazdım ne düşüne bildim. Sadece dualarım vardı... Bir daha ki gelişimde yanımda görmek istediğim kişiler için ettiğim dualarım...
.jpg)
.jpg)

.jpg)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder