6 Ağustos 2012 Pazartesi

Seda

Aslında çok önceleri yazardım, lise yada üniversite yıllarımda. Farklı konularda içimden geldiği gibi yazılar yazar sonra onları başkalarına okutup tepkilerini alırdım. Eleştirileri de tebrikleri de hoş karşılar, mutlu olurdum. Kısacası uzun zaman sonra ilk defa yazıyorum.

İlk olarak Ramazan hakkında yazmaya niyet ettim. Birçok insan o kadar çok şey söylediler ki Ramazan hakkında bana söyleyecek bir şey kalmadı diye düşündüm ilk önce. İnsan oldukça söz biter mi? Söylenecek o kadar çok şey var ki...

Aklımıza hemen "nerede o eski Ramazanlar" geliyor. Gerçekten de öyle ama eğlence anlayışıyla değil iftar sofraları ve sonrasında ki programları hiç mi hiç düşünmüyorum. "Eski Ramazanlar"da insanların kalbinde olan kalmamış önceden bir Allah korkusu vardı içimizde, dine peygambere karşı bir saygı vardı. Bırakın şimdi Yahudi'si Hristiyan'ı şöyleydi böyleydi demeyi. "Eski Ramazanlar"da insanlar yılda bir defa geliyor belki bunun için günahlarımız affolur diyerek oruç tutarlardı. Niyetli insanların önünde yeyip içmek şöyle dursun. Bunun yanında etkinlikleri eğlenceleri ile maşallah belediyelerinden tutunda tüm sosyal toplum kuruluşları üstlerine düşeni fazlasıyla yapıyorlar. "Eski Ramazaları"da geçmiş durumdayız.

Teravih namazı nasıl kılınır, ne zaman kılınır, hepimiz biliriz. Kaç rekat olduğunu da artık az çok biliyoruz. Peygamber efendimiz 8 rekatta kılmış 20 rekatta. Kafama takılan bu namazın amacı ne olabilir?Kur'an Ramazan ayında indirilmiş ise Ramazan Kur'an-ı Kerim ayıdır ve bu ay içinde yapılan her şey Kur'an için yapılmalıydı. Bildiğimiz gibi teravih nafile bir namazdır, cemaatle kılındığı zaman imam sureleri sesli okur. Peygamber efendimiz de ilk zamanlar cemaatle kıldırmış daha sonra ümmete farz olur ve ağır gelir diyerek, cemaatle kılmayı seyreltmiştir. Günümüz de maşallah imamlar cemaate neyi ne için yapmamız gerektiğini öğretmeleri gerekirken, kendileri bir çok şeyi öğrenmeye muhtaç durumdalar. Birileri onlara Teravih namazı Kur'an için kılınan bir namazdır, Fatiha bir nefeste okunmaz en az üç nefeste okunmalıdır, demeli. Bir kısım imamlar ise işte cemaat kısa sureleri öğrensin diyerek Teravih namazlarını kısa sureler ile kıldırıyor. Düşüncede sıkıntı yok yalnız, hızlı okuyarak değil 20 rekat 40 rekat kıldır, faydası yok. Ey Peygamber efendimizin makamında duranlar, ağır ağır kıldırın. Kısa sureleri yada kolayınıza gelen yerleri okuyun ama tek ayet okumayın. 8 rekat kılın ama 20 rekat kadar uzun sürsün. Allah'tan korkun, bu dünyada kimse size zarar veremez, Allah herkese rızkını ulaştırır. Kur'an ayında okuduğumuz Kur'an-ı Kerimler bize günah sebebi olmasın.

Burada yazmamda ki amaç hoş bir seda bırakmak, içime atmak yerine dışarıya haykırmak.