7 Aralık 2012 Cuma

Gurbet Üzerine


İnsan, bedeni olarak diğer yaratıklardan hiçbir farkı yoktur. Yaradan dünyayı kainatı ve içindekileri, gökleri yeri ve arasındakileri insana tahsis etmiş, onun hizmetine vermiştir. Dünya ve içinde ki her şey bizim hizmetimize verildiğine göre neden insanlık yeryüzüne indiği zaman sıkıntılara maruz kalmış? Neden sığınacak yerler, kendini savunacak silahlar üretmek zorunda kalmıştır? Tüm bunları emrimize tahsis eden Allah (c.c.), ol demesi ile her şey oluverir iken, neden dünyayı ilk andan itibaren günümüz koşullarında yaratmamış?
Evden uzun bir yolculuğa çıkacak olan aile reisi, evi emanet ettiği çocuk yada eşinden ne ister? Onun eve sahip çıkmasını ve ev halkına iyi davranmasını öğütler. Evin emanet edildiği kimse aile reisinin halifesidir. Halef emanet aldığı şeye sahip çıkmakla yetinmez onun üzerinde söz sahibidir aynı zamanda, tasarruf ve yetki kendisinde olur. Gerçek sahibinin sınırlarını koruyup gözeterek tabii.
Bakara suresinin 30. ayeti kerimesinde; “Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti.” İnsan yeryüzüne bir emanetçi, bir halife olarak gönderilmişti. Bu insanların Allah’ın koyduğu sınırlar içerisinde, yeryüzünü imar edeceklerini, güvenliği sağlayıp, adil davranmaları gerektiğinin göstergesi idi. Ayette yeryüzünde bir halife yaratacağını söyledi yaradan, bu insanların yeryüzünde yaratıldığını da ispat eder miydi? Hayır, ilk insan Hz. Adem (a.s)’ın gökyüzünde, balçıktan şekillendirildiğini ve hayat emaresi veren ruhun da burada üflendiğini öğreniyoruz. Yani insanoğlu dünyada gurbette idi, asıl yeri burası değil yaratılmış olduğu gökyüzüydü.
Dünya da doğduğumuz yerden ayrılırken yaşadığımız sıkıntıları düşünelim. Günümüz de teknolojinin sağladığı kolaylıklar bundan 50 yıl öncesinde yoktu. Dünyaya geldiğimiz yeri hiç görmesek bile bizde derin etkiler bırakması, oraya duyulan özlem ve hasret, şiirlere destanlara yansımakla kalmamış, halı ve kilimlere de dokunmuştur. Bugün gençlerin önemsemediği birçok nokta, geçmişte yaşayanlarda derin izler bırakmış, onların hayatlarını etkilemekteydi.
Allah öyle güzel yaratmış ki; topraktan oluşan beden yine topraktan beslenip toprağa dönerken. Kaynağı gökler alemi olan ruh yine gıdasını gökten alarak, oraya dönecektir. İnsanoğlu için gurbet ne kadar acı ve çileler ile dolu olursa olsun. Huzur ancak ana vatanda, göklerin derinliklerin de olacaktır. Bazen sebebini bilmediğimiz can sıkıntılarımızın nedenleri arasında oraya duyulan özlem vardır.
Gurbet insanı olgunlaştıran, ufkunu açan yerdir. Hayat gurbette öğrenilir. Dünya hayatının da bir gurbet olduğunu unutamayanlardan eylesin yüce Rabbim. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder