19 Aralık 2012 Çarşamba

Arkadaşlık Üzerine II

Mümin, gücü yettiği kadar din kardeşinin kusurlarını örtmelidir. Hadis-i Şerif’te şöyle buyrulmuştur: 

"Kim bir kardeşinin ayıbını örterse; Yüce Allah da onun dünya ve ahirette ayıplarını örter."
Diğer bir hadiste şöyle buyrulmuştur: 
"Kim kardeşinin bir ayıbını örterse, sanki canlı olarak toprağa gömülerek öldürülen bir kız çocuğunu ölmeden hayata döndürmüş gibi sevap alır."

İbn-i Şirin: "Kamil bir insan, din kardeşinin yetmiş tane kusurunu görür; fakat hepsine bir mazeret arar. Eğer bir özür bulursa, bu ona yeter; bulamazsa -Herhalde kardeşimin benim bilmediğim bir özrü var ki bunu işliyor- der." 

Süfyan-i Sevri: "Bir kimse ile Allah için kardeş olmak istediğin zaman, ona kız. Sonra, gizlice bir adam gönder, ona senin hakkında haberler sordur; eğer o senin hakkında hayır söylerse, onunla arkadaş ol." 

Bir başkası da şöyle demiştir:
"Deneyip tecrübe etmeden kimseyle kardeşlik kurma. Önce ona bir sır ver; sonra kendisine biraz eziyet et ve onu kızdıracak bir iş yap; peşinden bak: Eğer sırrını başkalarına yayarsa, ondan sakın." 

Beyazid-i Bistami'ye: "Kiminle arkadaşlık edeyim?" diye sorulunca, şu cevabı vermiştir:
 "Senden Allah-ü Teala'nın bildiği gizli kusurlarını bildiği hâlde, 
Allah’ın gizlediği gibi, kusurlarını gizleyen kimse ile arkadaş ol." 

Zünnun-i Mısrî : 
"Seni hiç günah işleyemeyen birisi olarak görmek isteyen kimsenin arkadaşlığında bir hayır yoktur." 

Alimlerden birisine: "Kiminle arkadaşlık yapmalı?" diye sorulunca; 
şu cevabı vermiştir:
"Seni gücünün yetmediği işlerin altına sokmayan ve aranızda hatır koruma sıkıntısını kaldıran kimse ile arkadaşlık yapın." 

Cafer b. Muhammed es-Sadık: 

"Bana kardeşlerimin en ağır geleni, kendisi için bir sürü sıkıntıya girdiğim ve hatırını gözetmek için kendimi zorladığım kimsedir. Onların kalbime en hafif geleni ise, onunla beraberken, tek başıma olduğum gibi rahat davrandığım kimsedir."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder