12.Ocak tarihinde Medeniyetler İttifakı Konferansları kapsamında Mısırlı
Gazeteci-Yazar Fehmi Hüveydi, Konya’da "Arap Uyanışı", "Mısır ve Ortadoğu" konulu konferansından
izlenimlerim. Konferansa Konya Büyükşehir
Belediyesi ev sahipliği yaparken; Selçuk Üniversitesi, Konya Necmeddin
Erbakan Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi ve Mevlana Üniversitesi
de katkıda bulundu. Simultane çeviriyi Konya Necmeddin Erbakan Üniversitesi Öğr.
Gör. Dr. Şehabeddin Kırdar yaptı. Salonda bulunanların çoğunluğunu İlahiyat Fakültesi
öğrencileri oluşturuyordu, gençlerin birçoğu ilk defa böyle bir programa
katıldığını hal ve hareketlerinden belli etti. Salonda Hüveydi’nin sesinden çok
Kırdar’ın sesi yankılanıyordu. Hatta bunu Hüveydi de fark etmiş olacak ki bir
ara “Orada benimle yarışan birisi var” dedi.
Aldığım notlar:
İlk olarak
Arap Baharını; Arap dünyasının siyasete dönüşü olduğunu ve sömürgelere karşı
bir başkaldırıdır. Ortadoğu da ihtiyaç duyulan şeyin barış olmadığını,
insanların adalete ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Mısır
değişikliğin kalbidir, Mısır devlet değil annedir. Bölgede dikkat edilmesi
gereken şey nüfus, tarihi geçmiş vs. üç ülkenin bünyesinde bulunuyor. Mısır,
Türkiye ve İran nüfusları sırası ile 94,74 ve 75 milyon olan bu ülkeler bölgede
söz sahibidir. Bu sözü edilen 3 ülke “kuvvet 3’lüsü olarak ifade ediliyor”
40 yıl hükümete
ortak olmayan kimseler belli acemilikler yaşayacaktır. Arap ülkeleri olarak biz
Erbakan dönemi yaşamadık ve bu tecrübe kazanılmadan Erdoğan dönemi yaşanamaz.
Basın ise tek
bir millettir ve yalanın ülkesi yoktur.
Türkiye’de
Ordu cumhuriyeti kurdu, sonrasında yaşanan darbeler ile, en sonuncusu 1999’da
Erbakan’a yapılan post modern darbedir, siyasetin bir parçası oldu. Mısır da bu
böyle değil.
Yapılan devrim
ile Mısır artık daha önceden olduğu gibi İsrail’in stratejik hazinesi olmaktan
çıkmıştır. 2008 yılında Mübarek’i göndermeyiz açıklaması yapan İsrail bunun
kendi elinde olmadığını anladı
2013 yılı 3
açıdan önemlidir. Mısır’da birkaç ay içerisinde yapılacak olan seçimler. Suriye’de
daha fazla dayanamayacak olan Esad’ın akıbeti ve sonrası. Irak’ta yaşanan
gerginlik, Sünni ve Şiilerin durumu, merkezi hükümet ile kuzey yönetimi
arasında yaşanan sıkıntılar vs.
Bizler
Müslümanız, Şiiler hakkında kesin kararı verecek olan yalnızca Allah’tır. Bu
bölgede Şii oldukları için Irak ve İran ile girilen her çatışma sadece bölge
halkına zarar verecektir. Daha önceleri Irak halkı vardı ve bu kadar sıkıntı
yaşanmıyordu. Amerika geldi ırak halkını Sünni, Şii, Kürt ve Türkmen diye
ayrıştırdı. O zamandan beri Irak toparlanamadı, bundan ders çıkarılması
gerekiyor.
Soru
Cevap Kısmında verdiği cevaplar:
Arap Baharını
kimse planlamadı.
Halk ne
istediklerini tam olarak bilmeseler de neyi istemediklerini çok iyi biliyorlar.
Arap Baharının
bir lideri yada başkanı yok.
Tunus’ta
kendisini yakan Muhammet Buazizi’ye kimse engel olamadı.
Mısır’da referanduma
katılıma oranının düşük olmasını bir yıl içinde yapılan 4 seçim açıklar. 90
milyon nüfusa sahip olan Mısır bir yılda 4 seçim yaptı, insanlar ilk seçimlerde
heyecanlıydı, ikinci seçimde ümitli, üçüncü seçimde yavaş yavaş kopmalar
yaşandı. 4. Seçimde katılımın düşük olması gayet normal. Yaşlı kimseler var
uzun süre seçim kuyruklarında bekleyemeyen.
Sorulan birkaç
soruya da cevap vermedi. Bunlar Türkiye ve Erdoğan hakkında yöneltilen
sorulardı. İzleyicilerin acemi olduğu bu sorulardan bile kendisini belli
etmişti. Birkaç soruda cevabını bildiğiniz soruları sormayın diyerek buna vurgu
yaptı. ( Tayyip Erdoğan’a Mısır’da nasıl bakılıyor? Vb.)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder