16 Ocak 2013 Çarşamba

Fehmi Hüveydi



12.Ocak tarihinde Medeniyetler İttifakı Konferansları kapsamında Mısırlı Gazeteci-Yazar Fehmi Hüveydi, Konya’da "Arap Uyanışı", "Mısır ve Ortadoğu" konulu konferansından izlenimlerim. Konferansa Konya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliği yaparken; Selçuk Üniversitesi, Konya Necmeddin Erbakan Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi ve Mevlana Üniversitesi de katkıda bulundu. Simultane çeviriyi Konya Necmeddin Erbakan Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Şehabeddin Kırdar yaptı. Salonda bulunanların çoğunluğunu İlahiyat Fakültesi öğrencileri oluşturuyordu, gençlerin birçoğu ilk defa böyle bir programa katıldığını hal ve hareketlerinden belli etti. Salonda Hüveydi’nin sesinden çok Kırdar’ın sesi yankılanıyordu. Hatta bunu Hüveydi de fark etmiş olacak ki bir ara “Orada benimle yarışan birisi var” dedi.
Aldığım notlar:
İlk olarak Arap Baharını; Arap dünyasının siyasete dönüşü olduğunu ve sömürgelere karşı bir başkaldırıdır. Ortadoğu da ihtiyaç duyulan şeyin barış olmadığını, insanların adalete ihtiyaç duyduğunu belirtti. 
Mısır değişikliğin kalbidir, Mısır devlet değil annedir. Bölgede dikkat edilmesi gereken şey nüfus, tarihi geçmiş vs. üç ülkenin bünyesinde bulunuyor. Mısır, Türkiye ve İran nüfusları sırası ile 94,74 ve 75 milyon olan bu ülkeler bölgede söz sahibidir. Bu sözü edilen 3 ülke “kuvvet 3’lüsü olarak ifade ediliyor”
40 yıl hükümete ortak olmayan kimseler belli acemilikler yaşayacaktır. Arap ülkeleri olarak biz Erbakan dönemi yaşamadık ve bu tecrübe kazanılmadan Erdoğan dönemi yaşanamaz.
Basın ise tek bir millettir ve yalanın ülkesi yoktur.
Türkiye’de Ordu cumhuriyeti kurdu, sonrasında yaşanan darbeler ile, en sonuncusu 1999’da Erbakan’a yapılan post modern darbedir, siyasetin bir parçası oldu. Mısır da bu böyle değil.
Yapılan devrim ile Mısır artık daha önceden olduğu gibi İsrail’in stratejik hazinesi olmaktan çıkmıştır. 2008 yılında Mübarek’i göndermeyiz açıklaması yapan İsrail bunun kendi elinde olmadığını anladı
2013 yılı 3 açıdan önemlidir. Mısır’da birkaç ay içerisinde yapılacak olan seçimler. Suriye’de daha fazla dayanamayacak olan Esad’ın akıbeti ve sonrası. Irak’ta yaşanan gerginlik, Sünni ve Şiilerin durumu, merkezi hükümet ile kuzey yönetimi arasında yaşanan sıkıntılar vs.
Bizler Müslümanız, Şiiler hakkında kesin kararı verecek olan yalnızca Allah’tır. Bu bölgede Şii oldukları için Irak ve İran ile girilen her çatışma sadece bölge halkına zarar verecektir. Daha önceleri Irak halkı vardı ve bu kadar sıkıntı yaşanmıyordu. Amerika geldi ırak halkını Sünni, Şii, Kürt ve Türkmen diye ayrıştırdı. O zamandan beri Irak toparlanamadı, bundan ders çıkarılması gerekiyor.  
  Soru Cevap Kısmında verdiği cevaplar:
Arap Baharını kimse planlamadı.
Halk ne istediklerini tam olarak bilmeseler de neyi istemediklerini çok iyi biliyorlar.
Arap Baharının bir lideri yada başkanı yok.
Tunus’ta kendisini yakan Muhammet Buazizi’ye kimse engel olamadı.
Mısır’da referanduma katılıma oranının düşük olmasını bir yıl içinde yapılan 4 seçim açıklar. 90 milyon nüfusa sahip olan Mısır bir yılda 4 seçim yaptı, insanlar ilk seçimlerde heyecanlıydı, ikinci seçimde ümitli, üçüncü seçimde yavaş yavaş kopmalar yaşandı. 4. Seçimde katılımın düşük olması gayet normal. Yaşlı kimseler var uzun süre seçim kuyruklarında bekleyemeyen.
Sorulan birkaç soruya da cevap vermedi. Bunlar Türkiye ve Erdoğan hakkında yöneltilen sorulardı. İzleyicilerin acemi olduğu bu sorulardan bile kendisini belli etmişti. Birkaç soruda cevabını bildiğiniz soruları sormayın diyerek buna vurgu yaptı. ( Tayyip Erdoğan’a Mısır’da nasıl bakılıyor? Vb.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder