1 Nisan 2013 Pazartesi

Süreç, Açılım vs.

      Türkiye'de gündemin ne kadar hızlı değiştiği su götürmez bir gerçek. Dünyanın farklı yerlerinde insanların yıllarca yaşadıkları gündemi bizler aylara sığdırabiliyoruz. Bu da hafızamıza zarar veriyor, bir arkadaşımın söylediğine göre insanlar kin, nefret gibi duygular beslemedikleri sürece hafızalarında son 7 ayı tutarlarmış. Gündemin hızı bizi biraz balık hafızalı yapıyor.
      Siyasilerin süreç olarak isimlendirdiği çalışmayı daha önce açılım adı altında yaşamıştık. Psikolojik harekatta kullanılan isimler de önemlidir. 1993 yılından günümüze kadar PKK terör örgütü, Kürt Sorunu, Açılım vs. diyerek ifade edildi. Yapılan çalışmalara verilen isimler çok önemli, önce Oslo'da görüşüldü, sonra açılım yapıldı, şimdi çözüm süreci işliyor. Muhakkak herkes bu terörün bitirilmesini istiyor, ülkede toprak kadar aziz bir diğer konu şehitlerimizdir. Şehit yakınlarının özellikle yetimlerinin gönül hoşnutluğudur.
      Hükumet bu sorunu çözmek için dirayetini göstermiş, kararlığını ortaya koymuştur. Bu sürece muhalefet edenler ise bu sorunun arkasında yabancı devlet ve istihbarat teşkilatlarının olduğunu apaçık görüyorlar. Sadece uyuşturucu pazarı milyar dolarlarla ifade edilen bir rant söz konusu. Çözüm süreci iki taraflı, bir tarafta destek verenler bir tarafta ise karşı olanlar yer alacak. Uygulanan yöntemi eleştirenler çözüm üretmedikleri yada alternatif sunmadıkları sürece dikkate alınmayacaklar.
      Bu çözüm sürecine şahitlik etmesini istediğim tek isim varsa o da Ahmet Kaya'dır. Bugün aramızda olup şarkıları, şiirleri ile maddi manevi sürece destek vermesini arzu ederdim. Maalesef bugün aramızda böyle bir sanatçı yok. Sanat ve sanatçı toplumu yönlendiren, uygarlık ve medeniyeti, barış ve savaşı alevlendiren iki etkendir. Dolmabahçe'de yemeğe katılıp açılımı dinleyenler bugün nerede? Sanatçı halkın menfaati için inisiyatif almak zorundadır, bunu günümüzde yapabilen sanatçının kalmaması ise ülke için büyük bir eksikliktir.
      Siyaset zor iş. Bugün bir takım işlere imza atarsınız ancak bunun karşılığını gelecekte alırsınız. Bu konuda yakın tarihten II. Abdülhamit (cennet mekan) büyük bir örnektir. Hudeybiye antlaşması da keza ilk bakışta sahabe tarafından, gereksiz tavizlerin verildiği iddia edildi. Kısa vadede ise durumun böyle olmadığı anlaşıldı. Kısaca kimin haklı kimin haksız olduğunu zaman gösterecek ama bu terörün bitmesi Türkiye'nin önünü daha iyi görüp uluslararası arenada daha aktif hale gelmesi ve hedeflediği muasır medeniyetlere doğru, ayağında bir bağ olmadan, emin adımlarla ilerlemesi gerekiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder