6 Temmuz 2013 Cumartesi

Mısır


        Başlarken; yazıyor olmam bu konular hakkında söz sahibi olduğumu göstermez. Kafamın içinde dönen cümleleri aktarmak, yazarak rahatlamak niyetim. İkinci olarak Müslüman birbirinin ayıbını açığa vuran değil aksine kapatan olmalıdır. Hangi ortamda olursa olsun, Müslümanı samimi bulmadığını söylemek vebaldir. Müslüman kardeşi için 70 bin mazeret bulsa azdır. Ben de yazdıklarım nedeni ile ithamlar altında kalıyorum, niyeti ancak Allah bilir. Biz hüsnü zan yapalım, bize yakışanda bu olacaktır.
       
       Mısır stratejik bakımdan Türkiye kadar önemli bir nokta, hatta daha değerli olabilirmiş. Devleti Aliye bu topraklarda değil de Mısır'da kurulmuş olsaydı bugün konumları daha farklı olurdu. Hilafetin bu topraklarda yüzyıllarca hüküm sürmesi Türkiye'ye ağabey görevi yüklemiş.
     
      İhvan-ı Müslimin hareketi Hasan El-Benna ile başladığı günden bu yana, İslamı anlatma görevini hem eğitimler ile hemde siyasi olarak üstlenmiştir. Bu hareket Filistin'de en cesur adımları atmış, Ürdün'de ve Suudi  Arabistan'da siyasi hiç bir faaliyette bulunamamış. Suriye'de 80'li yıllarda Hafız Esed ile en büyük katliamı yaşamışlardır.25 Ocak Devrimine kadar İhvan'ın ileri gelenleri senelerce tutuklu kalmış, devlete karşı ihanet suçları ile hüküm giymelerine rağmen, hiç bir zaman yakıp yıkmamıştır. İhvan-ı Müsliminin Filistin dışında silahlı kanadının olmaması onların şiddete yönelik tavırlarının apaçık göstergesidir.

    Söylemeden geçemeyeceğim, Mısır'da yaşananlar için 28 Şubat yorumu yapanlar bilmelidir ki; Türkiye'de Rabia Adeviye meydanı yok. Türkiye için 28 Şubat'ta Tahrir'e de gerek kalmamıştı. Biz ahir zaman ümmeti olarak ne kadar da çok ezilmiştik. Bugün Ümettin durumu doğan bir güneşi andırıyor.

     Bundan sonra ne olur? Mısır haklı haklı oldukları taleplerinden vazgeçmez ve direnmeye devam ederse. Ordu bunu idare edebilir, ancak dışarıdan bir baskının da olması gerekiyor. Suriye Arap Baharını yaşayan ülkeler için birçok dersin çıkarıldığı yer. Ordu ve Mursi yanlıları bunu göze alamayacak, batı da. İhvan söylemlerinde seçim çağrısı yapmak yerine Mursi'ye görevinin iadesini isteyerek, darbeyi kabullenmediğini ve en ciddi tavrı takındığını göstermiştir. Yapılan müdahale ve öldürülmelere karşı tepki vermemeleri de meşru zeminde, legal yollarla direndiklerinin göstergesidir.

     Ordunun darbe konusunda geri adım atması için gerekli olan dış müdahaledir. Türkiye'nin tek başına tavır takınması yeterli olmayacaktır. Suudi kralı ve BAE yetkililerinin açıklamaları onları saf dışı bıraktı. Davutoğlu bu konularda artık profesyonelleşiyor, sadece bu sefer biraz daha yalnız. Ancak Osmanlıcılık dediğimiz tam da burada devreye giriyor, Ak Parti buna talip oldu yada bu zaten onların görevi konusu tartışılır, yapmaları gereken zor arkalarında sadece onlara güvenip dua eden bir ümmet var.

    Müslümanlar artık uyanmaya başladı ve Allah onlara neler nasip ediyor. Ya bir de ayağa kalkıp yürürsek...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder