19 Kasım 2012 Pazartesi

Açlık Grevi


Geçen günlerde son bulan açlık grevleri amacına ulaştı mı? tartışmaları çok sürmez. Ancak sorunun cevabını ne zaman alacağımız meçhul, nitekim insanların çoğu bunu anlamasa da siyaset hemen sonuç veren bir yer değildir. Bugün atılan bir tohum bir daha ki genel seçimler de meyve verebilir. Açlık grevlerinin amacı ana dilde savunma hakkı değil. Öcalan'a sağlanacak kolaylaştırmalar ve mahkuma tanınmayan bir takım kolaylıklardan faydalanması. 
Açlık grevlerini terör örgütünden yada BDP'den çok yapılan gösteriler gündem de tuttu. Barolar, doktorlar, sendikalar, stk'lar vs. açlık grevlerine çözüm bulunmasını istedi. Bu grevin bırakılması için grevde olanlara karşı yapılan yürüyüşler değil, aksine hükumete karşı yapılan yürüyüş ve gösterilerdi. İnsanlar bundan fazlasıyla rahatsız oldular. Bu tam anlamıyla bel altına vurmak demek. İnsanlar açlık grevine girecek kendilerini öldürmekle tehdit edecekler, isteklerini hak etmeyecekler ama biz onlara bir şey olmasın diyerek buna göz yumacağız. 
Sona ermesine sevinemediğim açlık grevleri ileri de daha kötü senaryolara ilham kaynağı olmasından korkuyorum. Gazeteler ve medya öyle bir boyuta geçmiş ki, ya hükumet İmranlı'ya teşekkür etti diye duruyorlar yada başka gündemler ile manşet yapıyorlar. 
Medya kamuoyuna aşıladığı bilinç; Açlık grevlerini bitiren kişinin kahraman olacağına yönelikti. Grevlerin bitimine müteakip doğu da 5 şehit haberi akılları iyice bulandırdı. Tarih okuyucusuna, eğer güçlü bir düşmana sahip isen onu ancak bölerek yenebileceğini öğretir. 
Sonuç olarak izlenmesi gereken yol gündemden açlık grevini kaldırmak, aynı zaman da hepimizin bildiği terör örgütünün içine sızmış istihbarat elemanlarını da örgütü bölmek için harekete geçmelerini sağlamaktır. Eğer korktuğumuz başımıza gelir de örgüte mensup olanlar bebek katilinin sözünde birleşirlerse. Bugüne kadar gördüğümüz günlerin en kötüsüne maruz kalacağız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder